Seyahat Sanatı


Sanatçı ve filozofların rehberliğinde tefekkürün mavi ufuklarına yolculuk yapmak isterseniz Alain de Botton'un Seyahat Sanatı'nı okuyabilirsiniz.

Gerçek deneyimlerin dünyasında endişelerle dolu bir gelecek, içinde olduğumuz an'ı gölgeler. Estetik öğelerden alacağımız haz, zihnimizi bulandıran fiziksel ve psikolojik taleplerin insafına kalmıştır. (s.31)

Yolculuklar düşüncelere gebedir. Hareket eden bir uçak, gemi ya da tren kadar bizi kendimizle konuşmaya sevk eden pek az yer vardır. Önümüzdeki manzarayla aklımızda gelip giden düşünceler arasında garip bir bağıntı vardır: geniş düşünceler geniş manzaralara yeni düşünceler yeni mekanlara ihtiyaç duyar. (s.62)

Yüce yerler, sıradan yaşamın bize her gün acı bir biçimde öğrettiği dersi, daha büyük terimlerle yeniden ifade ederler: evren bizden kudretli, biz de evren karşısında aciz ve geçiciyizdir, yapabileceğimiz tek şey, arzularımızın kısıtlandığını ve bizden daha büyük olgular karşısında boynumuzun bükük olduğunu kabul etmektir.

Çöllerdeki taşların ve kutuplardaki buzulların üzerine yazılmış olan ders budur. O kadar büyük harflerle yazılmıştır ki bu yerlerden ayrılıp evimize döndüğümüzde bizi ezmez ama bize ilham verir, bizden daha heybetli gerekliliklerin öznesi olma ayrıcalığını yaşatır. Korkuyla karışık hayranlık duygusu, ibadet etme arzusuna bile dönüşebilir. (s.175-176)

Ruskin insanların ayrıntıları farketmeyişlerinden yakınırdı. Ona göre modern turistler aceleyle geziyorlar ve gerçekte hiç bir şey görmüyorlardı, özellikle trenle bir haftada Avrupa'yı dolaşıp "Avrupa'yı gördüm" diye böbürlenen turistlere çok kızıyordu (bu bir haftalık seyahat ilk kez 1862 yılında Thomas Cook tarafından hizmete sunulmuştu). "Saatte yüz mil katederek yer değiştirmek, gücümüzü, mutluluğumuzu ve bilgimizi bir nebze bile artırmayacaktır. İnsanların dünya üzerinde görülmesi gereken her şeyi görmeleri mümkün değildir; daha fazla şey görebilmek için yavaş yürümeleri gerekir, hızlı yürümek onlara hiçbir şey kazandırmaz. Asıl değerli olan düşüncedir, bakıştır, hız değildir. Hızla yol almak merminin hedefe ulaşmasını kolaylaştırmaz; gerçek insan olmak isteyenler yavaş gitmekten zarar gelmeyeceğini bilmelidir, çünkü insanın zaferi gitmekte değil varolmaktadır." (s.228)

Ruskin, İngiltere'ye seyahate çıkan bir grup öğrencisinin dönüşte getirdikleri bir dizi şekilsiz resim karşısında şu sözleri söylemişti: "Bana göre manzara, resimden önemlidir. Öğrencilerime doğayı sevmeleri için resim yapmayı öğretiyorum ben, resim yapmayı sevmeleri için doğaya bakmayı değil" (s.243)

SEYAHAT SANATI
Alain de Botton
Türkçesi: Ahu Sıla Bayer
Sel Yayıncılık

2 yorum:

SERAP dedi ki...

Demek ki bedeni giderken ruhuda yolculuklara çıkan,düşünceleride oradan oraya savrulan tek ben değilmişim.(bkz.sy.62:)Alain de Botton okumamın zamanı çoktan geldi galiba.Hangisiyle başlamak gerek?Bir öneri var mı?

salih dedi ki...

Felsefenin Tesellisi.. En çok beğendiğim kitabı bu. Bundan başlayabilirsiniz:

http://kitaplimani.blogspot.com/2008/06/felsefenin-tesellisi.html

Sevdiğim Kitaplar

  • ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR - J.D.Salinger
  • KALECİNİN PENALTI ANINDAKİ ENDİŞESİ - Peter Handke
  • KORKUYU BEKLERKEN - Oğuz Atay
  • TÜNEL - Ernesto Sabato
  • BROKLYN ÇILGINLIKLARI- Pual Auster
  • ACI ÇİKOLATA - Laura Esquivel
  • ŞEKER PORTAKALI - Jose Mauro de Vasconcelos
  • KIRMIZI PAZARTESİ - Gabriel Garcia Marquez
  • YÜZYILLIK YALNIZLIK - Gabriel Garcia Marquez
  • PİNHAN - Elif Şafak
  • SIR - Mustafa Kutlu
  • UZUN HİKAYE - Mustafa Kutlu
  • YA TAHAMMÜL YA SEFER - Mustafa Kutlu
  • BEYHUDE ÖMRÜM - Mustafa Kutlu
  • PUSLU KITALAR ATLASI - İhsan Oktay Anar
  • AMAT - İhsan Oktay Anar
  • DÖNÜŞÜM - Franz Kafka
  • DAVA - Franz Kafka
  • YABANCI - Albert Camus
  • VEBA - Albert Camus

Tigri & Lew

​Ormanda kimlik kartları, pasaport kontrolleri ve sınırlar yoktur. Bir ağaç bir kuşa “nerelisin?” diye sormaz, sadece kuşun söylediği şarkıyı dinler. (Tigri & Lew)