Kayıtlar

Abdülhay Efendi

Resim
  Beşiktaş’taki Yahya Efendi Dergahı’nın son postnişi Abdülhay Efendi’ye dair hatıralar… Merhumun kabri de yine dergahtaki kabristanda. Rahmettullahi aleyh… ***** Ataullah-ı İskenderi Hazretlerinin “El Hikemül Atâiyye”sini çok severdi. Ve söylediklerinin özü şuydu: Oğlum, derdi, âlemde olup bitenlerin hepsi Cenâb-ı Mevlây-ı Müteâlin cilvelerinden ibârettir. Başka bir şey yok!.. (s. 18) — Hadisat karşısında bunalırız bizler genellikle. Zevahirdeki terslikler karşısında ne yapacağımızı, nasıl bir tavır alacağımızı şaşırırız çoğu zaman. Böylesi durumlar için ne derdi, ne ederdi Abdülhay Efendi Hazretleri? — Şunu söylerdi Efendi Hazretleri böylesi şeyler için: Olan biteni, denileni edileni Resûlullahın ahkâm-ı şer’iyyesine vurun! Uyarsa Cemâl-i ilâhidendir, uymazsa Celâl-i ilâhidendir. Uyanı alırsınız, uymayana da sükût edersiniz!.. Dilinizi kullanmazsınız!.. O da ondan, o da ondan!.. derdi. (s. 21) Estağfirullahın mânâsı, -avama göre, kusurlardan, kabahatlardan dönerek afvını diliyoru...

Kitap Limanı kanalı hk

Resim
Kıymetli dostlar, WhatsApp kanalına dilerseniz  buradan  dahil olabilirsiniz. msaliheroglu

Gazap Üzümleri

Resim
  John Steinbeck’in Gazap Üzümleri (The Grapes of Wrath), 1930’ların Büyük Buhran döneminde, yoksulluk yüzünden toprağını ve evini kaybeden bir Amerikan ailesinin hayatta kalma ve insan onurunu koruma mücadelesini anlatır. Romanın merkezinde Joad ailesi vardır. Oklahoma’da çiftçilik yapan aile, kuraklık, ekonomik kriz ve bankaların baskısı sonucunda topraklarından çıkarılır. İş ve daha iyi bir hayat bulabilecekleri umuduyla binlerce başka aile gibi Kaliforniya’ya doğru yola çıkarlar. Fakat hayal ettikleri Kaliforniya onları beklememektedir: düşük ücretler, işsizlik, açlık, sömürü ve göçmenlere yönelik aşağılanmayla karşılaşırlar. Roman özellikle Tom Joad üzerinden önemli bir dönüşümü anlatır. Tom başlangıçta daha çok kendisini ve ailesini düşünürken, yaşadıkları sonucunda insanların sorunlarının birbirinden ayrı olmadığını fark eder. “Ben”den “biz”e doğru ilerleyen bir bilinç geliştirir. Bu nedenle eser yalnızca yoksulluk romanı değil, aynı zamanda dayanışma ve toplumsal adalet rom...

Fareler ve İnsanlar

Resim
  Fareler ve İnsanlar, John Steinbeck’in 1937’de yayımlanan kısa romanıdır. Temelde dostluk, hayaller, yalnızlık ve insanın kaderi karşısındaki çaresizliği anlatır. 1930’ların Büyük Buhran döneminde Kaliforniya’da geçer. Birbirinden çok farklı iki mevsimlik tarım işçisi olan George Milton ve Lennie Small birlikte çiftlikten çiftliğe dolaşarak çalışırlar. George küçük, zeki ve gerçekçidir; Lennie ise fiziksel olarak çok güçlü fakat zihinsel olarak çocuksudur. Lennie’nin en belirgin özelliği yumuşak şeylere dokunmayı sevmesi ve kendi gücünü kontrol edememesidir. İkisinin ortak bir hayali vardır: Bir gün kendi küçük çiftliklerini satın almak, kimseye muhtaç olmadan yaşamak ve Lennie’nin çok istediği tavşanları yetiştirmek. Bu hayal aslında sadece ekonomik bağımsızlık değildir; onların dünyasında bir yere ait olmanın ve güven içinde yaşamanın sembolüdür. Yeni geldikleri çiftlikte çeşitli karakterlerle karşılaşırlar. Yaşlı ve sakat Candy, siyah olduğu için diğerlerinden ayrı tutulan Cro...

Hafız’ın Yolculuğu

Resim
Daha fazlasını da bağışlayabilirdim ama sadaka gökten düşen rahmet gibidir: Hep aynı yere düşecek olursa, yarardan çok zarar getirir; buna karşın, damlalara ayrılırsa ve yağmur olarak yayılırsa, tüm ülkeyi verimli kılar. (s. 23) Dostlarım, yolculuk yapmanın kötü yanını görüyorsunuz işte: Yolculukta kalbinize göre kimselerle tanışıyorsunuz, sonra da zorunlu olarak onlardan ayrılıyorsunuz. Ve bu yeni ilişkileri koparıp gevşemiş eski ilişkilere dönüyorsunuz, yokluğunuz yüzünden karşılıklı alışkanlıkları sürdüremediğiniz ilişkilere. (s. 52) Hafız’ın Yolculuğu Jan Potocki

Kendiniz Olma Alışkanlığını Kırmak

Resim
  Alışkın olduğumuz bilindik yaşamdan uzaklaşmanın ve yeni bir şeye adım atmanın bir somonun akıntıya karşı yüzmesi gibi olduğunu biliriz: Gayret gerektirir ve dürüst olmak gerekirse rahatsızlık vericidir. Bu da yetmezmiş gibi yol boyunca bildiklerini düşündükleri şeylere sıkıca tutunmuş insanlardan gelen marjinalleştirme, muhalefet ve aşağılamalarla karşılaşırız. (Önsöz. s. 19) Kuantum fiziğindeki gözlemci etkisi, dikkatinizi yönelttiğiniz şeyin enerjinizi adadığınız yer olduğunu söyler. Sonuç olarak siz maddesel dünyayı etkilersiniz (ki maddesel dünya da ağırlıklı olarak enerjiden oluşur). Bu fikri bir an durup düşünürseniz istemedikleriniz yerine istediklerinize odaklanmaya başlamak isteyebilirsiniz. Ve hatta şöyle düşünebilirsiniz: Eğer bir atomun %99.99999’u enerji ve %0.00001’i fiziksel maddeyse o zaman ben bir şeyden çok bir hiçim! Öyleyse neden ben aslında fiziksel dünyadan çok daha fazlasıyken dikkatimi o fiziksel dünyanın küçük yüzdesine veriyorum? Mevcut gerçekliğimi duy...