Kayıtlar

Kintsugi Evi

Resim
  Kintsugi çok zaman alan bir işti. Parçaları bir kez birleştirmekle olmuyordu, taşan Urushi’yi kazımak ve tekrar doldurmak için iki üç kez uğraşmak gerekiyordu. Dahası Urushi kurumadan, sonraki aşamaya geçilemiyordu. Urushi’nin tamamen kuruması bir ayı bulabiliyordu. Sıcaklık ve nemi ayarlanabilen bir odaya konulursa daha çabuk bitiyordu ama büyükannem bunu doğal koşullarda yapıyordu. Bu yüzden onarımın tamamlanması üç ayı bulabiliyordu. Ayrıca Urushi tamamen kuruyana kadar alerjik reaksiyon riski taşıdığından dolayı müşteriye son işlemlerden üç ay sonra teslim edilebiliyordu. Yani işi almak ve teslim etmek arasında altı ay gibi bir süre geçiyordu. Parçalanmış kaplar birleştiriliyor, birleşim yerleri yavaş yavaş güzelleştiriliyor ve sonunda altın ya da gümüş rengiyle tamamlanarak geri gönderiliyordu. Bu süreçte kaplar hep Kintsugi odasında duruyordu. Son dokunuşlar tamamlandığında eşya şaşırtıcı derecede güzel görünüyordu. Kabın orijinal halini bilmesem de çatlakların kendisi sank...

Kitap Limanı kanalı hk

Resim
Kıymetli dostlar, WhatsApp kanalına dilerseniz  buradan  dahil olabilirsiniz. msaliheroglu

Gölgeye Övgü

Resim
  Ne zaman Nara ya da Kyoto tapınaklarının eski, loş ve bence tertemiz tuvaletlerini görsem, Japon mimarisinin eşsiz meziyetlerinden etkileniyorum. Tapınaklardaki salonların da kendisine özgü bir çekiciliği olabilir, ancak bir Japon tuvaleti tam anlamıyla ruhani bir dinlenme yeridir.   Her zaman ana binadan uzakta, bir koridorun sonunda yer alır ve taze yaprak ve yosun kokusu gelen çalılıkların arkasına inşa edilir. Hiçbir kelime o loş ışıkta oturup, şojiden yansıyan soluk parıltının tadını çıkarırken tefekkürde kaybolmanın ya da bahçeyi izlemenin yarattığı hissi anlatamaz. Yazar Natsume Soseki sabahki tuvalet ziyaretlerim büyük bir zevk olarak görür, "fizyolojik bir haz" diye tanımlardı. Hiç kuşkusuz bu zevkin tadına, sakin duvarlarla ve güzelce damarlanmış ağaç zeminle çevrili, mavi gökyüzüne ve yeşil yapraklara baktığın bir Japon tuvaletinden başka yerde varılamaz.  Dediğim gibi bazı ön koşullar var: Bir nebze loşluk, mutlak temizlik ve sivrisinek vızıltısını dahi duya...

Japon Yaşam Sanatı: İkigai

Resim
İkigai, hayatın zevklerini ve anlamlarını ifade eden Japonca bir sözcük; “İki” (yaşamak) ve “Gai” (sebep) sözcüklerinden oluşuyor. (s. 11) Kodavari çevirisi güç bir kavramdır. Başka bir dile genellikle "sözüne bağlılık" ya da "ısrar" olarak çevriliyor. Ancak, belirli bir kültürel bağlamda gelişmiş birçok kavramda olduğu gibi, bunlar kelimenin asıl anlamını yeterince iletmekten uzak. Kodavari, bireyin sarsılmaz bir biçimde bağlı kaldığı kişisel bir standarttır. Her zaman olmasa da, kişinin genel olarak bağlı kaldığı kalite seviyesini ya da profesyonelliğini ifade eder; çoğunlukla ömrü boyunca sürdürdüğü bir tavır ve ikigai'nin temel bir unsurudur. Kodavari özü itibariyle kişiseldir ve bireyin yaptığından duyduğu gururun ifadesidir. Özetle kodavari, çok ufak detaylara olağanüstü özen gösterdiğiniz bir yaklaşımdır. İkigai’nin beş ayağından Kodavari, ufaktan başlamak olan ilk ayaktır ve gösterişli şeylere, parlak tasarılara harcanan çabaların haklı kılınmasını gerek...

Kurtuluşun Anahtarı, Ruhların Kandili: Zikir

Resim
Zikir, daima Hakk'ı hatırda tutarak O'ndan gafil olmaktan ve O'nu unutmaktan uzak durmaktır. Daha geniş mânâda tanımlanarak denilmiştir ki zikir, zikredilenle ilintili şeyleri kalple ve dille tekrarlamaktır. Bu, Allah'ın (c.c.) bir ismi, herhangi bir sıfatı, bir hükmü, bir fiili, bunları delilleriyle ispat ederek savunma, O'na bir yakarış, gönderdiği peygamberlerin kıssaları, evliyâların menkıbeleri, sâlih insanların hikâyeleri olabilir. Bunlar üzerine konuşan, arz ve semâyı temâşâ edip Allah'ın (c.c.) azameti üzerine tefekkür eden, O'nun emirlerine uyup, yasaklarından sakınan zâkir sayılır. (s. 11) "O'na olan tâzimini, övgünü, rızânı, mağfiretini artır" şeklinde Peygamber Efendimiz'e (s.a.s) salavat getirmek de bir çeşit zikirdir. Salavat gibi dua mahiyetindeki zikirler, zikre yeni başlayan kimsenin kalbine belli lafızlarla yapılan zikirlerden daha fazla etki eder. Zira dua eden kişi, Rabb'ine daha bir yakınlık duyar. Bazı zikir çeşitl...

N’etti Bu Yunus N’etti

Resim
Yunus Emre'ye ebediyen tanınmış bir şair olacağı müjdesi verilmemiştir. O devirde matbaa yoktur. Şiirlerinin yüzyıl sonraya kalacağından bile emin değildir.  Yunus Emre ne Bizans, ne Fransız ne Moğol, ne Memlük kültür merkezlerinden bir iltifat veya “sponsorluk” beklemez. Yunus Emre'nin yanında, korumaları yoktur. Son model arabası yoktur, duvarları yüksek villası yoktur. Yanında gariban kılıklı dervişler vardır. Ne güzel konuşuyorsun “canımcım şeyhim” diyen mistik güzeller yoktur.  Bütün şiirlerini, ona inancı söyletmiştir.  Kendi devrinde yaşayan Mevlana’yı kıskanmaz. Mevlana’nın değerini bilir: Onun görklü (güzel) nazarı gönlümüz aynasıdır, der.  Selçuklu televizyonunu veya Daily Moğol News muhabirini arayarak, Mevlana'dan daha medyatik olmaya çalışmaz. (s. 11) Her kim bana ağyar ise,  Hak Tanrı yâr olsun ona  Her nereye varır ise,  Bağ ü bahar olsun ona (Her kim benim rakibim ise, ona Tanrı yâr olsun. Nereye varırsa orası ona bahar olsun.) (s. 21) ...