Kayıtlar

İslam Tarihi

Resim
 Merhum Asım Köksal hocanın sade ve son derece kolay okunan bir üslupla kaleme aldığı Efendimiz Aleyhisselam’ın hayatını anlattığı harika eser. Üniversite yıllarımda rahmetli dedem o dönem Şamil Yayınlarından basılan 18 ciltlik eseri bir yaz döneminde okuyuvermişti. Ben de kendisine imrenip okuyama başladım ve epey bir cildini okudum. Dediğim gibi cilt sayısının fazla olması gözünüzü korkutmasın. Çok rahat okunuyor.  Bu eserin yeni baskısı Ketebe Yayınlarından 8 cilt olarak çıktı. Önceki baskıda eserde ara ara İtalyan müsteşrik (oryantalist) Caetani’ye reddiye kısımları vardı. Yeni baskıda bu kısımlar çıkartılmış. Dolayısıyla okuması daha da kolay olacaktır.  Efendimiz Aleyhisselam’ın hayatını okumak isteyenler için harika bir kaynak eser. Asım Köksal hocaya rahmet olması niyazıyla. 

Bir Çöl Hikayesi

Resim
  Fırtınalar esiyor gönlümdeki tennûrda Bir işaret beklerim, Musa misali, Tûr’da (Ganiyy-i Muhtefi, Nefesler) Dinlemek, sadece kulak zarının titremesi değil, onunla birlikte kalbin de titremesidir. (s.48) Bir Çöl Hikâyesi -Mirac'a Giden Yolda Hz. Musa- Necmettin Şahinler

Üç Gömlek Hikayesi

Resim
  Sûre içerisinde üç farklı olayda Hz. Yusuf'un gömleğine vurgu yapılmakta ve bu gömlek merkezli vurgu etrafında duygulu, dramatik sahneler ortaya koyulmaktadır. Bu olaylardan ilki 18. ayette geçmektedir: "(Böyle diyerek) üzerinde yalancı bir kan lekesi bulunan (Yusuf'un) gömleğini çıkarıp gösterdiler." İkincisi 26-27. ayette geçmektedir: "...O an kadının yakınlarından duruma tanık olan birisi: 'Eğer gömleği önden yırtılmışsa' diyerek görüş bildirdi. 'Kadın doğru, beriki yalan söylüyor demektir; yok eğer gömleği sırtından yırtılmışsa, o zaman kadın yalan, beriki doğru söylüyor demektir' " Üçüncüsü ise 93. ayette yer almaktadır: "(Şimdi artık) gidin ve bu benim gömleğimi de yanınıza alın, onu babamın yüzüne sürün; (o zaman) yeniden ışığa kavuşacaktır. Ve sonra hepiniz ailenizle birlikte bana gelin." Biz bu gömlekler etrafında gelişen olayları üç ayrı bölümde incelemeye çalışacağız. Birinci gömleğe " Haset Gömleği ", ikincis...

Cilâu’l-Hâtır

Resim
Muhabbetullahta sâdık olan kimse, ne ayıp işitir, ne de ayıp onun kulağına girer. (s. 19) Ey oğul! Rabbine itaatte bütün gayretinle çalış. Sana vermeyene sen ver. Sana gelmeyene sen git. Sana zulmedeni affet. Niyetinde kullarla, kalbinde ise kulların Rabbi ile beraber olmaya bak. Sadık olmaya, yalancı olmamaya gayret et.  (s. 20) Allah'ım! Bizi razı olduğun şeyde muvaffak kıl. (s. 21) Mü'min heva ve hevesi ve malayani ile konuşarak melekleri yormaz (s. 23) Allah'ın kitabına ve Resulunün sünnetine ittiba edenler inanırlar ki: Kılıç tabiatı itibariyle kesmez, aksine onunla Allah keser. Ateş bizatihi yakmaz, onunla Allah yakar. Yemek bizatihi doyurmaz, onunla Allah doyurur. Su bizatihi kandırmaz, onunla Allah susuzluğu giderir. Bütün sebepler çeşit çeşit ve birbirine zıt olmasına rağmen böyledir. Onlarda ve onlarla mutasarrıf olan Allah Teala'dır. (s. 46) Allah'ım! Her halimizde sana karşı güzel edeple bizi rızıklandır. Amin. (s. 54) Allahü Teala'nın öyle kulları v...

Hz. Musa ile Yürümek

Resim
  Eser, Hz. Musa’nın hayatını Kur’an’daki kıssalar üzerinden ele alır. Onun mücadelesini insanın kendi iç dünyasındaki yolculuğuyla ilişkilendirir. Eser; iman, teslimiyet, mücadele ve manevi dönüşüm üzerinde durur. Musa ile Yürümek Necmettin Şahinler

Hizmet İnsanı

Resim
  İmam Ebu'l-Kasım el-Kuşeyri  -kuddise sirruh- rivayet eder: Horosan sultan ve kahramanlarından Saffar ismiyle bilinen  Amr bin el-Leys  öldükten sonra rüyada görünüp kendisine sorulur: - Allah sana ne yaptı? Cevap verir: - Allah beni afvetti. - Allah seni ne ile afvetti! Ne iş yaptın ki Allah seni afvetti? - Günlerden bir gün yüksek bir tepeye çıktım. Orada askerlerimin çokluğundan gurur duydum ve Rasulullah'ın zamanında vakî olan savaşlara katılsaydım diye duygulandım. Bunun için Allah günahlarımı bağışlayarak beni mükafatlandırdı. (s.14) Hizmet İnsanı Sâdık Dânâ Erkam Yayınları

Ivan Agueli - Özgürlüğün Romanı

Resim
Benim ben olmama izin verilmediği için bir başkası olmak zorundaydım. (s. 21) Başka gölgelerin gölgesinde bir gölge olmak yolundaydı. (s. 38) Dostluğu, adaleti ve sahip olduğumuz ilâhî duyguları düşündüm. Tesadüf yoktu. Eğer kâinatın yaratılışı şans eseri olsaydı “vicdan” ve “fedakârlık” denen her şey anlamsız olurdu. Bu anlayışla kendimi hem rahatlamış hem de yücelmiş hissettim. Her sabah kömür parçamı veya fırçamı tuvale götürürken o derece kendimden emindim ki bu görev için seçilmiş olduğumdan bir an bile tereddüt etmiyordum. (s. 106) Halbuki sonbahar bütün renk ve güzellikleriyle her tarafı sarmış; değişik kişiliklerin filtresinden geçerek analiz edilmeyi ve sonsuzlaştırılmayı bekliyordu. (s. 109) Ben okulu hayatın gerçeklerine götürmek istiyordum, heyecan verici ışıkların olduğu yere. (s. 136) İnsan, duyularının sınırlarını aşmalı ve tabiatın sırlarının derinliklerine dalmalı. Ruhun biçimi yok. Ama varlığın biçimini değiştiren ruhtur. Eğer biçim, ruh değil de sadece el değiştirirs...