Kayıtlar

Riyazu’s-Salihin

Resim
  İstiğfar   İbni Abbâs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bir kimse istiğfârı dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona beklemediği yerden rızık verir.” (Ebû Dâvûd, Vitir 26. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 57) Açıklamalar Hadisimiz, istiğfâra devam etmenin insana sağlayacağı maddî ve mânevî faydaları dile getirmektedir. Yukarıdan beri gördüğümüz üzere, insan bulduğu her fırsatta, tıpkı Resûlullah Efendimiz’in yaptığı gibi, istiğfâra devam etmelidir.  Nitekim Peygamber-i Zîşân Efendimiz istiğfâr getiren kimselerin, bunları amel defterlerinde göreceğini söylemekte ve çok istiğfâr getirenleri de “Onlara müjdeler olsun” diye tebrik etmektedir (İbni Mâce, Edeb 57). Böyle güzel bir âdete sahip olmayanlar ise, hiç değilse başlarına bir sıkıntı, üzüntü, elem, keder geldiğinde istiğfârı dilden düşürmemelidir. Zira insanın dara düştüğü zamanlarda bile ...

Tanrı İsa’dan Tavr-ı İsa’ya

Resim
  Nehirlerin gürültüsü denize ulaşıncaya kadardır. Ve bütün ayrılıklar, ayrı bilinenin aslında aynı hakîkatin farklı veçheleri olduğunu idrâk edememekten doğar. Beyaz elbise giyenler yani yaşarken kendi iradeleri ile Allâh’a teslim bayrağını çekenler, “ölmeden önce ölmeye” tâlib olanlar, içinde yaşadıkları ortamın kirliliklerinden arındırılacak ve Allâh’a yakın olma onuruna yüceltileceklerdir. Rûhânîler Kıyâmet Günü’ne kadar hakîkate mahcûb/perdeli olan nefsânîlerin üzerindedirler. Sonunda “Allâh’a dönüş” gerçekleştiğinde, beden mülkü üzerindeki tüm güçlerin makamı kararlaştırılacak, ayrılıklar anlamını yitirecek ve her şey Vahdet Denizi’nde sükûn bulacaktır. (s  74) Tanrı İsa’dan Tavr-ı İsa’ya Necmettin Şahinler

Puslu Kıtalar Atlası

Resim
  Günlerden bir gün, nihayet, bu cinayetlerin faili yakalandı. Konaklara ve yalılara temizlik yapıp çamaşır yıkamak için gündelikle giden kadın kılığında bir Frenk casusuydu bu. Devrin padişahı, huzuruna getirilen casusun apış arasını yokladığında onun erkek olduğunu farketti. Tuttuğu organı bırakmaksızın, aksine daha bir sıkıp gözdağı vererek sordu: - “Bre melun! Avrat kılığında dolaşıp onu bunu kahpece zehirleyeceğine ne diye yiğitler gibi kılımanla döğüşmezsin? Bu yaptığın erkekliğe sığar mı?” Padişahın sıktığı hayalarındaki acı nedeniyle yüzü şekilden şekile giren casus da ona şu şekilde cevap verdi: - “Yüce padişahım. Yaptığım elbette ki erkekliğe sığmaz. Ama bilgeliğe sığar”. Padişah: - “Melun kâfir! Bilgelik dedin ha. Sen bilgin misin yoksa? Hangi bilginin peşindesin?” Casus: - “Evet, çok şey bilirim. Limanlarınıza girip çıkan gemilerin ne yük taşıdığını, yaptığınız gizli anlaşmaları, idareniz altında olan milletlerin isyana eğilimlerini, depolarınızdaki barutu...

Kitap Limanı kanalı hk

Resim
Kıymetli dostlar, WhatsApp kanalına dilerseniz  buradan  dahil olabilirsiniz.

Melametiye Risalesi

Resim
Ünlü şairimiz Yahya Kemal’in; “Melâmet bitti Şarkın her yerinde.” diyerek ölümüne hayıflandığı melâmet, kim bilir belki yeni bir doğuşa layık olan bir irfan mesleğidir. “Melâmi” kime derlerdi, bilir misiniz? İyiliğini değil fakat kusurunu ve kötülüğünü açığa vurmak cesaretini gösteren yiğit insanlara!… Bütün ömrünü iyilik ve güzellik içinde yaşadığı halde bütün iyiliklerini, bütün meziyetlerini, bütün başarılarını unutarak ve hiçe sayarak en küçük kusurunu en büyük hazla teşhir eden ve o kusuru, herkesin gözüne sokarak, herkes tarafından kınanmayı cana minnet bilen adam, melâmidir. Bütün iyiliklerini unutturmak, kendini de âlemi de kusurları ile meşgul etmeye muvaffak olmak onun için en büyük bahtiyarlıktır. Çünkü iyilik ve başarının içine gurur aşılamasına karşı koymuş, kusurlarını açıklamak sayesinde nefsiyle savaşmak için en geniş imkânı elde etmiş, içinde kalmışsa en son riya izlerini silmek için yeni bir hız kazanmıştır. Melâmiler, bu kahraman, bu babayiğit kişilerdi. Nazarlarında...