Kayıtlar

Islam ve Ihsan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Âdâb

Resim
Rivayet olunduğuna göre bir âlim şöyle anlatır: Yüzlerinde hayır açıkça görülen bir cemaat içinde İmam Gazzali'yi gördüm. Üzerinde yamalı bir elbise ve elinde bir ibrik vardı. Kendisine dedim ki: - Ey imam, Bağdad medreselerinde ders vermen bundan daha iyi değil miydi? Bana derin derin baktı ve dedi ki: - Saadet dolunayı, müridlik feleğinde doğunca akıl güneşi vuslat yolunu gösterdiği için böyle yaptım. (s. 9) Peygamberliğine mahsus ciddiyet ve vakarını ashâbıyla kendisi arasında duvar yapmamıştı. (s. 30) Muhammed Baba Semmasi hazretleri beraberindekilerle birlikte, Bahaeddin'in doğacağı evin civarından geçerken:  "Bu topraktan tarikata önder olacak irfan ve hizmet meydanı erinin, kokusu geliyor." buyururlar.  Neden sonra bir gün yine oradan geçerlerken: "Size evvelce buradan geçerken bahsettiğim irfean erinin kokusu arttı. Galiba o ârif zât doğmuş olmalı.", buyurduklarında, üç gün evvel doğan Bahâeddin'i kundak içinde Hazrete duâlarını almak için getiri...

Müzekki’n Nüfûs

Resim
İnsan Yayınlarından çıkan bu eser orjinal dilin muhafaza edilmesi ile yayımlanmış. Sadeleştirilmiş metni okumak isteyenler Sûfi Kitap'tan çıkan Nefislerin Terbiyesi isimli baskıyı temin edebilirler. İnsan olmaktan murad, marifet-i Hak hasıl etmektir. (s. 39)   Resul aleyhisselama ihsandan sual olundukta buyurdular ki: “En büyük ihsan Allah'ı görür gibi ibadet etmektir; sen O'nu görmesen bile O seni görür." Pes Resul hazreti böyle buyurunca, bize malum oldu ki, havassın imanı, iman-ı ihsan derler ve hem havassın ibadeti ve taati şu nevi olmak gerektir ki: Allah'ı görür gibi ederler ve her ne kadar ol Allah'ı görmezse Allahu azimüşşan onu elbette görür. Ve havassın imanında sıdkı ve ibadetinde ve taatinde, zahirinde ve batınında ihlasları şöyle olur kim Allahu zülcelali hazır ve nazır görürler ve Allah'ın azametin ve ululuğun şöyle fikrederler kim gönüllerine Allah'tan gayrı dahi hiçbir şey gelmez ve Allah'ı zikrinden gayrı hiç nesne dilleri zikreylem...

Ufuklardaki Ayetler

Resim
Harika bir kitap. Modern bir "tezkire" olmuş adeta. Yazar manevi bir iklimde seyahat ettirdi. Bu dünyadan hiçbir şey beklemediler; ne başkaları tarafından takdir edilme, ne bir makam, ne mal mülk, ne nüfuz, ne itibar, ne hayranlık uyandırma dertleri oldu onların. (s. 12) Bu zevâtın her birinin belirleyici karakteri mahviyet, herkese rıfk ile muamele, şekerden tatlı huyları, sabır, keskin bir mânevî sezi ve de en önemlisi her an Allah'ı zikir üzere olmalarıydı. (s. 12) Manayı kaybettik. Manaya yer bırakmayacak derecede bu dünyanın cümbüşüyle mest olmuş bir çağda, sun'i coşkunluklarla kaygılar arasında savrularak tüketiyoruz ömrü. Varlığa tamamen nüfuz etmiş latîf nimetlerden ve gizli hakikatlerden haberimiz yok. Takip eden sayfalarda anlatılan zatlar, hayatı, manayla dopdolu bir boyutta yaşamışlardır. Onlar Allah'ın "ufuklardaki âyetleri"dir. Hepsine rahmet, hepsine selâm olsun. (s. 14) Zikrullah esnasında yoğunlaşabilmek için bize öğretilen teknik, ism-i...

Yaman Dede

Resim
​ İşte göz yaşlarıma ruhsat verdin. Kapını açmıyacak olsan, senden bu ruhsat gelmezdi. Her katre, senden gelen bir müjdecidir. Bu gözleri, bu kalbi al. Başka bir çift göz, Başka bir kalb ver... Tâ ki nefesinin hareketini sezip de görmediğim cânânın müşahedesine erebileyim. (s. 43) Bana öyle bir kulak ver ki, elest bezminde beni mest eden o tatlı sesi yeniden eşitmek nasîbim olsun. (s. 44) Mesnevî'nin baş tarafından bazı beyitleri vermişlerdi. Mevlânâ ismi bana hiç de yabancı gelmemişti. Tatlı yakışlarla ruhuma nüfuz etti. Bundan bir yangın çıktı. O yangından ben çıktım. Velba'sü badelmevt sırrına erdim. (s. 56) Bir ömür nedir. Yalnız bir "âh"ı içine alabilecek bir zaman parçası değil mi? (s. 56) Ne mübârek gözdür o gözler ki, onun için ağlar. Onun için kebab olan kalb, ne mübârek kalbdir. (s. 65) Âşıklar için gelip geçici bayramlar yok. Gelip geçme mefhumu yok. Dünyadan da ukbadan da geçerek Cemâl-i İlâhi'de mahv-ü fenaya ermek var. (s. 74) Müslümanlık bir kelime ...

Aşktır Asıl Şarap

Resim
Muzaffer Özak rahmetullahi aleyhin ABD'de yaptığı sohbetlerini Robert Frager derleyerek bir kitap haline getirmiş. İyi de yapmış. Cenab-ı Hakk her ikisinden de razı olsun.. Bazı insanlar bu zamanların insanlık için zor olduğunu iddia ederler. Ancak ben öyle düşünmüyorum. Zaman kötü değildir. Belki bazı insanlar kötüdür. Ay, güneş ve yıldızlar vazifelerini aksatmıyorlar. Mevsimler her zamanki gibi gelip geçiyor. (s. 49-50) Günahkâr ve kötü görünüp daha sonra gerçek insan olanlar gördüm. Sirkte fil, kaplan ve aslan gibi vahşi hayvanları terbiye eden adamlar görmüşsünüzdür. Her birimiz içinde gizli hazineler taşır. Bu hazineyi bulduğunuz anda -ki sonuçta kaplan, fil ve aslan değilsiniz- içinizdeki hazineyi keşfettiğiniz anda gerçek insan olursunuz. (s. 50) Kitabımız Kur'ân-ı Kerim Arapça indirilmiştir, fakat taşıdığı öz ve esaslâr itibariyle Allah'ın lisanında yazılmıştır. Sadece Allah'ı sevenler ve O'ndan korkanlar, sadece O'na yakın olanlar ve O'nun dilini an...

Kış Hasadı

Resim
Tosun Baba, mehtaplı gecenin koynunda arabamızı dikkatli manevralarla sürerken, Muzaffer Efendi sohbete başladı: "Ayı ormanda yaşar ve bala bayılır. Arı kovanının kokusunu uzak bir mesafeden alabilir, bulduğunda pençesini kovana sokar ve balı çabucak dışarı çekmeye çalışır. Arılar dışarı hücum ederek ayıyı sokmaya başlarlar. Kızgın arılar ayının bedenini, pençelerini ve yüzünü sokarlar. Acıya rağmen ayı, balı almaya çalışmaya devam eder. Dili ve yüzü arı sokmalarından şişer, kabarır. Balın tadına âşık olduğu için ayı, bunca acıya tahammül gösterir. Dünya da seni böyle sokan arılara benzer. Burada acılar yaşayacaksın. Burada sorunların olacak. Ama Allah balı için hayat arılarının sokmalarına tahammüle değmez mi?  Akıllı ayı kovanı kaptığı gibi nehre atar. Arılar uçup gidince de kovanı alır ve balı çıkarır. Akıllı insan dünyada hayatın getirdiği acıları kabullenir, ama bu sıkıntılara düşüncelerinde herhangi bir prim vermez. Bedeninde de herhangi bir yer vermez. Bütün amelleriniz, be...

Seyr ü Sülûk Risalesi

Resim
​Sordular: "Sûfi nasıl olur?" Dedi: "Cübbe ve seccadeyle, görenek ve adetle olmaz, yok olmakla olur." Dedi: "Sûfi; gündüzün güneşe, geceleyin ay ve yıldıza ihtiyacı olmayandır. Sûfilik varlığa ihtiyacı olmayan yokluktur." (s. 79) Sordular: "Kişi kendisinin uyanıklığını neyle bilir?" Dedi: ​​ "Allah'ı andığı zaman, baştan aşağı Allah'ın onu andığını duymakla." (s. 80) Dedi: "Dünyada ilim ve kulluk taslayan niceleri var. Fakat sana fayda, her gün akşama kadar halkın beğendiği, her gece sabaha kadar da Hakk'ın beğendiği işte olmaktır." (s. 81) Seyr ü Sülûk Risalesi Ebu'l-Hasan Harakanî

Sufi Terapistin Sohbet Günlüğü

Resim
İnsanlara kendilerini ne zaman çok mutlu hissettiklerini sorduğunuzda birçoğu size, belli büyük hedefler için çalışırken çok mutlu hissettiklerini söyleyecektir. En büyük saadetimiz bitiş çizgisinde değil, mücadele etmekte yatmaktadır.  Keyif, yolu yürümededir, bitirmede değil. (s. 18) Bencilliğimiz azaldıkça ve benliğimiz küçüldükçe sevebilme kapasitemiz artar ve Allah’a daha çok yaklaşırız. (s. 41) Hata yaptığımızda dahi birbirimizi affetmek ve birbirimizden öğrenmek için buradayız. Başkalarının hataları bize bu kadar batıyorsa, bu muhtemelen bize kendi hatalarımızı hatırlattıkları içindir. Peygamber Efendimiz (sav), “Mümin müminin aynasıdır,” buyurmuştur. Yani, bir müminde iman, muhabbet, fedakârlık, ihlas gibi kendi en iyi vasıflarımızı görebiliriz. Ama aynı zamanda başka insanlarda kendi kabahatlerimizi de görebiliriz; kendimizde net bir şekilde göremediğimiz hataları, bazen başkalarında görmek suretiyle tanır hale gelebiliriz. Aynaya baktığımızda burnum...

Sabredenler ve Şükredenler

Resim
Bilmiş ol ki, Allah Teâlâ sabrı, tökezlemeyen bir at, körlenmeyen bir kılıç, bozguna uğramayan bir ordu, yıkılamayan, hatta gedik bile açılamayan muhkem bir kale kılmıştır. Sabır ile nusret (zafere ulaşma) iki kardeştir, bunlar bir anadan süt emmiş ve hiçbir zaman birbirinden ayrılmayacaklarına dair yemin etmişlerdir. (s. 9) Cüneyd b. Muhammed'e sabırdan sorulduğunda, "sabır, insanın yüzünü ekşitmeden acıları yudumlamasıdır" diye cevap vermiştir. (s. 19) Zünnun da, "Sabır; insanın yasaklardan uzak kalması, belanın acılarını yudumlarken sükunet ve vakarını muhafaza etmesi, fakir düştüğünde de zengin görünmesidir" demiştir. (s. 19) Bazıları da sabır; bela geldiğinde edep ve ciddiyeti muhafaza etmekten ibarettir, demişlerdir. Diğer bazıları da sabır, bela geldiğinde şikâyet etmemektir, demişlerdir. (s. 19) Ebû Ali Dekkak diyor ki: "Sabır, takdire itiraz etmemektir. Şikayet etmeksizin belayı açıklamak sabra zıt değildir. Nitekim Allah Teâlâ, Eyyub aleyhisselam,...

Mecâlis-i Seb'a (Yedi Meclis)

Resim
​ Ey Sultan, ey Padişah! Sözümüzü halimizin özü kıl. (s. 30) * * * Hak dergâhına aşık olanlar, zenginliğin namaz darphanesinde yakarış akçesiyle niyaz sikkesi elde etmekten kaynaklandığına inanırlar. (s. 90) * * * Sadıklar, gönül akçesini hakikat madeninde ararlar ve ihlasın halis altınını oradan elde edip üzerine müşahade yazısı yazarlar. (s. 91) * * * Azizim, buğday gösterip arpa satan ve kara yüzlü koca karısını beyaza bürüyerek genç gösteren bu fani ve hilekâr gaddar dünyanın bu siyahlığı ve kara işleri, onun bu çirkin rengi sende tabiat olup çıkmasın sakın. Sakın ilâhî aynaya düşman olmayasın, yarasa niteliği ve gün ışığı düşmanlığı yerleșmesin sana. Gün ışığına düşman olmayasın sakın. (s. 45) * * * Sanma ki tek ​​ israf, birkaç kuruşu boşa harcaman ya da bir kaç yük buğdayı hesapsızca harcaman veya miras kalan büyük miktardaki malı boș yere eğlencede harcamandır. Asıl büyük israf șu değerli ömrü boşa harcamaktır. Öyle ki bir saatlik ömrü yüz...

Gelin Tacı

Resim
Tövbe, kalbin karalığını gideren ve makbul ameller yaptıran şeydir. Allah'ın rızasının hoş kokusu tövbede bulunur. Öyleyse durmadan tövbe edip Allah'tan bağışlanmayı dile! Bunu başarabilirsen, her anını çok bereketlendirirsin. (s. 17) Bir kişinin aklını ve zekasını ölçmek istediğinde, ona dikkat et, eğer sen ona birinden bahsettiğinde, kalkar da o kimsenin kusurlarını sayıp döker ve sonunda “Sen bana ondan hiç bahsetme, o şunu ve bunu yapmış biridir!” derse, bil ki o kişinin gönlü haraptır ve onda hiçbir marifet (irfan) yoktur! Buna karşılık, o sana onu iyi yönleriyle tanıtır ve yanlışlarından söz edildiğinde olup bitenin iyi yanını görmeyi dener ve "Belki yanılmıştır veya bir mazereti vardır yahut da o davranış ona uymaz!" derse, bil ki onun gönlü ölü değil diridir! Çünkü mümin, müslüman kardeşinin şeref ve haysiyetini koruyacak şekilde hareket eden kimsedir! (s. 28) Allah’ın muhabbetinin hazzını tatmadan sakın bu binayı (dünyayı) terk etme! (s. 32) B...

Fakr'a Övgü

Resim
Dinin hakikati, özne ve nesne arasındaki kutuplaşmayı çözer; velayetin reçetesini verir; yaratıldığı şekliyle ideal insana bakar ve ona Cenab-ı Hakk'ın yeryüzündeki iradesini gerçekleştirmek için hilafet verir; gizli hazineleri ortaya çıkarır; Allah'ın birliğinin tanığıdır; batıni anlamların anahtarını verir.(s. 17) Eğer insan, hayatındaki belli şeyleri değiştirmek istiyorsa, öncelikle kendi yetersizliklerini idrak etmeli, durumundan huzursuz olmalı ve bunun için bir şeyler yapmak istemelidir. (s. 24) İnsan bugün kendi cehennemini oluşturuyor. Cehennem, cehalet ve gafletten başka bir şey değildir. Cennet ise, içimizdeki ilahi hakikati açıkça bilmek, görmek ve tatmaktır. (s. 26) “... ve ruhun balıkları ilahi ağa güvenmeyi terketmeksizin yüzerler.” (Frithjof Schuon) (s. 31) Cenab-ı Hakk’a yakınlaşmanın tek yolu, onun rızasını kazanmaktır. Bu da kullukla mümkündür. (s. 43) İlahi düzenle uyum içinde kalarak, sade, haya sahibi, mütevazı ve mutedil insanlar olabiliriz. İn...

Kalbin Mahiyeti

Resim
Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın Marifetname isimli eserinden Kalb bahsinin yer aldığı bölümler Kalbin Mahiyeti başlığıyla kitaplaştırılmış. Ey Dost! Kuşkusuz ki, Allah ehli demişlerdir ki: Allahu Teala kendi merhametiyle kullarını kendi merhametinden ırağa atmamıştır. Acımasının kemaliyle devlet, marifet ve muhabbetini, huzur saadeti ve yakınlığını onlardan esirgememiştir. (s. 88) Gönül, huzurda hazır olsa, hisler mamur ve mesrur olur. Dünya konaklarını geçmek binekle, mana konaklarını geçmek kalbledir. Selim kalbin kıblesi Hüda'dır. Adeti, kazaya rızadır, kalpler üçtür ki: Bir ihsan bekleyen kalb, biri rıza bekleyen kalb ve biri kavuşma bekleyen kalbdir. Gönül gülistanında irfanın reyhan ve gülünü koklayıp, vahdet gülistanını içmek ve aşk nağmelerini dinlemek, eşyanın tümünden daha izzetlidir. (s. 99) Akıl bir alettir ki, kulluğu bilmek için gönülde hasıldır. (s. 106) Akıl, yürekte bir nur ve basirettir. (s. 106) Gönül, hükmü geçen bir sultandır ki, bedenin bütün uzuvl...

Okumayı Seven Mühendisin Kitap Listesi

Resim
Dostlar teveccüh gösterdiler. Bir kitap listesi hazırlamamı talep ettiler.. Okuyup beğendiğim kitaplara ait bir liste çıkardım. Tercüme eserlerde ya da yayın evinin önemli olduğu baskılarda yanlarına özellikle belirttim. Altını çizip buraya aktarabildiklerimin üzerine ayrıca bağlantı da ekledim. İstifadeye medar olması dileklerimle.. (Soldaki resim kızıma ait. Bir elimde çay bir elimde kitap var. Kedimiz Karadut ve kızım 😊) İrfan Kitaplığı ve Şark Klasikleri İslam Tarihi , Asım Köksal Hayatü's Sahabe Muhtasarı , Muhammed Yusuf Kandehlevi Çöle İnen Nur , Necip Fazıl Kısakürek Bir Bedevinin Günlüğü , Şaban Öz Çölde Biten Rahmet Ağacı , Safiye Erol Dalaletten Hidayete , İmam Gazali Hidayet Rehberi , İmam Gazali Ey Oğul , İmam Gazali Muhaddis , Sezai Engin Râvi , Muhammed Enes Topgül Buhari'de Namaz , Murat Kaya İslam'ın Beş Şartının Hikmetleri , Liu Zhi Kalbin Simyası , Hamza Yusuf Genç Müslümana Öğütler , Muhyiddin İbn Arabi Mevlana Üzerine Konuşmalar , Mahmud Erol ...

Allah Aşkı

Resim
Sülemi hazretleri "Eğer insanlar nasıl bir Allah'ın kulu olduklarını bir bilselerdi, sevinçten uçarlardı!" der. Bu eser, işte o bilgiye ermiş seçkin kulları Allah'a olan sonsuz muhabbetlerini, tarifsiz Allah aşklarını dillendiriyor. Gerçek Sevgili'nin O olduğunu, O'nun ve Elçisi'nin dışındaki sevgililerin geçici, yanıltıcı ve boş olduğunu bu kitabın sayfaları arasında gezinirken yakinen göreceksiniz. (Mütercimin ön sözünden) İbnü’l Cevzi mezar taşına şu mısraların yazılmasını vasiyet etmişti: Ey yığınlarla günahla gelenleri Affedip de bağışlayan Allah’ım! Ben de yapıp ettiklerimi silersin, Evet, silersin diye Sana geldim! Bak işte şimdi Senin misafirinim, Bilirim misafirine ikram edersin! (s. 8) Ebu Abdullah Muhammed ibn Hafif el-Sûfî şöyle der: Ebu'l-Abbas ibn Süreyc hazretleri bize Şiraz'da sordu: "Allah'ı sevmek farz mıdır, değil midir? " "Farzdır" cevabın verdik. "Delili ne?" diye sordu. Hiçbirimiz b...