Kayıtlar

Tolstoy etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İvan İlyiç'in Ölümü

Resim
İvan İlyiç orada toplanmış hukukçuların arkadaşıydı, hepsi de severdi onu. Birkaç haftadır hasta olan İvan İlyiç'in hastalığının onulmaz olduğu söyleniyordu. Koltuğunu henüz boşaltmamıştı, ama ölmesi durumunda yerine Alekseyev'in, Alekseyev'den boşalacak koltuğa ise Vinnikov'un ya da Ştabel'in atanmaları söz konusuydu. Dolayısıyla İvan İlyiç’in öldüğünü duyduklarında odada toplanmış bayların hepsinin aklına, bu ölümün mahkeme üyesi olarak kendilerinin ya da tanıdıklarının yükselmeleri ya da yer değiştirmeleri açısından nasıl bir etkide bulunabileceği geldi. (s. 1-2) Bu ölüm, geride kalanlarda bir yandan memuriyetle ilgili olası yükselme, yer değiştirme hesaplarına yol açarken, bir yandan da ölenin yakın bir dost olduğu durumlarda hemen hep olduğu gibi "ölen ben değilim, o" duygusundan kaynaklanan bir sevinç de yaratmıştı. "Ben ölmedim, o öldü" düşüncesi geride kalan herkesin içinden geçti, İvan İlyiç’in dostları denen yakın tanıdıklar çevre...

Hacı Murat

Resim
Her ikisinin bakışlarında da, sözcüklerle anlatılmayan derin anlamlar vardi. Sessizce gerçeği anlatıştı bu. Vorontzov'un bakışlarından, Hacı Murat'a inanmadığı, yalnızca zorunlu olduğundan boyun eğdiği, onun Rus olan her seye düşman olduğunu da bildiği okunuyordu. Tüm bunları anlayan Hacı Murat'sa bağlılığını anlatmaya devam ediyordu. (s.59) Ön sıraya oturdu ve birinci perdeyi küçük bir şaşkı bile göstermeden, doğulu Müslümanlara özgü bir ağırbaşlılıkla izledi. (s.61) Konuşanın sözünü kesmezdi hiç, hatta konuşması bittikten sonra bile başka bir söyleyeceği vardır belki diye beklerdi bir süre (s.63) Çevresindekilerin, tümüyle gerçek dışı pohpohlamaları onu, o duruma getirmişti ki, söz ve davranışlarındaki çelişkileri göremez, gerçeğe, mantığa, hatta sadece sağduyuya aykırı davrandığını anlayamaz olmuştu. Verdiği emirlerin ne denli anlamsız, haksız, çelişkili olursa olsun, kendisi verdiği için, anlamlı, doğru ve uygun olduğuna inanmıştı. (s.91) Katolikler için ver...

Sivastopol

Resim
Fakat diplomatların çözmekten aciz kaldığı anlaşmazlığın barut ve insan kanıyla çözülmesinin daha da imkansız olduğu ortaya çıkıyor. Vaktiyle aklıma garip bir düşünce gelirdi: ne olurdu sanki, savaşan taraflardan birisi, diğerine, saflarından birer askere izin vermeyi teklif etseydi? Bu tuhaf bir şey gibi gözüküyor, ama niye denenmesindi ki? Sonra her iki taraftan da birer askere daha gitmeleri söylenebilirdi, derken bunu bir üçüncüsü, dördüncüsü, vd. takip ederdi, tâ ki her orduda yalnızca bir asker kalana dek (bunu yaparken daima iki ordunun da eşit güçte olduğunu ve niteliğin yerini nicelikle değiştirmenin mümkün bulunduğunu farzediyoruz). Sonunda, eğer, akıllı yaratıkların akıllı temsilcileri arasında ortaya çıkan bu cidden karmaşık anlaşmazlığın hâlâ savaş yoluyla çözülmesi gerektiği düşü nülüyorsa, ‘bırakalım kavga bu iki asker arasında yapılsın' derdik: pekala bunlardan biri şehri kuşatıp diğeri de onu savunabilirdi. Bu argüman bir paradokstan başka bir şey değilmiş b...

Diriliş

Resim
  Prens Nehlüdov, geçmişte yaptığı büyük bir hatayla yüzleşir. Maslova’nın hayatını düzeltmeye çalışırken kendi vicdanını da sorgular.  Roman, suç, adalet, vicdan ve manevi dirilişi işler. Diriliş Tolstoy

Savaş ve Barış

Resim
  Napolyon Savaşları sırasında Rus aristokrat ailelerinin hayatı anlatılır. Aşk, savaş, ölüm ve değişim iç içe ilerler.  Roman, insanın hayatın anlamını ve gerçek huzuru arayışını işler. Savaş ve Barış Tolstoy