Kayıtlar

Prenses Kaguya Masalı

Kitabın sunuş kısmından: Bu kitap, dünyaya nasıl geldiğini hatırlayamasa da dünyadan nasıl ayrılması gerektiğini çok iyi bilen bir genç kızın, Prenses Kaguya'nın hikayesin) anlatmaktadır. Her ne kadar masal dense de kimilerince Japonya'nın Heian dönemini (794 - 1185) eleştiren siyasi bir metin, kimilerince en eski bilim-kurgu eseri, kimilerince romantik bir hikaye yahut genç bir kızın ailesinden aynlışının trajik öyküsüdür. Belki çok daha önemlisi, Doğu Asya mitlerinin Japonya'da nasıl karşılandığını gösteren tarihî bir belgedir.  Taketori Monogatari, Japonya'nın en eski anlatısı kabul edilir. 871-881 yıllarında, Japon aristokrat toplumunda yazılmıştır. 2013 yılında Stüdyo Ghibti'nin, kitabı Prenses Kaguya Masalı adı altında anime filme uyarlamasının ardından eser daha da ün kazanmış ve geçmişten günümüze değin pek çok Japon sanatçıya ilham vermiştir. Taketori Honogatari'nın yazarı bilinmemektedir. Bir varsayıma göre yazar, sarayda görevli bir aristokrattır ve e...

Menon

Resim
Önsözden: Tıpkı Gorgias, Kratylos, Küçük Hippias, Büyük Hippias, Meneksenos gibi Platon'un geçiş dönemi diyaloglarından olan Menon, filozofun bilgi hakkındaki pozitif öğretisini ortaya koyar. Diogenes Laertios, bu diyalogu sınama diyalogları arasında anar. Platon'un daha sonra Phaidon diyaloğunda da ele alacağı önemli üç tezine bu diyalogda ilk kez rastlarız. Bunlardan birincisi, ruhun ölümsüzlüğü ve tanrısallığı, ikincisi  idealar dünyasının varlığı ve yalnızca akılla anlaşılabilir gerçek varlıklar olan idealar, üçüncüsü de bilginin doğası itibarıyla ruhta saklı bulunan şeylerin hatırlanması kuramıdır. Menon diyalogu, Platon'un diğer diyaloglarından farklı olarak, olayın nerede ve kimler arasında geçtiğini sahnelemeden hemen Sokrates'in soru sormasıyla başlar. ilk önce erdemin öğretilip öğretilemeyeceği tartışılır ancak tartışma çok geçmeden bilginin ne olduğuna dair bu araştırmaya dönüşür. Ayrıca Sokrates, geometri bilmeyen bir çocuğa hiçbir şey öğretmeden yalnızca on...

Kitap Limanı kanalı hk

Resim
Kıymetli dostlar, WhatsApp kanalına dilerseniz  buradan  dahil olabilirsiniz. msaliheroglu

Theaitetos

Resim
Bu denli keskin zekalı, becerikli ve hafızası kuvvetli kişiler çoğunlukla çabuk öfkelenmeye hazır, gelgit akıllı ve safrasız gemiler gibi dengesiz olurlar; yiğit değil de çılgındırlar. Buna karşılık ağırbaşlı olanlar, iş öğrenmeye geldiğinde yavaş ve unutkandırlar. Fakat bu delikanlı gürültüsüz akan bir zeytinyağı ırmağı gibi, öğrenmek ve araştırmak konusunda alabildiğine yumuşak başlı; meseleleri kolayca, hiç tökezlemeden ve kalıcı bir şekilde kavrıyor. İnsan bu yaştaki böyle bir yeteneğe elbette hayranlık duyar. (s. 19) İçinden çıkamadığım ve tek başıma yeterince kavrayamadığım şey işte bu: Bilginin tam olarak neye karşılık geldiği. (s. 22) Doğum sancıları çekiyorsun, sevgili Theaitetos. Çünkü boş değilsin, gebesin. (s. 27) Benim sanatıma pek çok şey ebelerin sanatından miras kalmışsa bile, onlardan ayrı olduğum bir başka nokta da benim ebeliğimin kadınlardan değil erkeklerde; ve onların bedenlerinden değil, ruhlarından doğanı araştırmak olmasıdır. Bizim sanatımızın en yüce tarafı, d...

Nagomi Yolu

Resim
Başarılı, yaratıcı ve mutlu bir hayata giden pek çok yol vardır. Bazı insanlar bunu saldırganca, çekişmeye ve zaman zaman yıkıcılığa başvurarak yaparken bazıları daha sakin ve gizemlidir. Bu ikinci gruptaki insanlar tamamen kapalı bir kutu gibi olabilir, hünerlerini ilan etmeye pek meyilli olmaz ve nadiren başkalarını eleştirirler. Kendi otoritelerini dayatmamalarına rağmen çok başarılı oldukları görülür. Hayatta başardıklarının listesi insanı hayretler içinde bırakır ama yine de böbürlenmek, bu insanların yapacağı son şeydir. (s. 9)  Tipik bir Japon sadedir; yenilgisinde zarif, zaferinde sessizdir. (s. 10) “Nagomi” kabaca kalbin ve zihnin dengede, huzurlu ve sükunet içinde olması demektir. Nagomi kişinin çevresiyle olan ilişkisine ya da başkalarıyla iletişiminin kalitesine dair olabilir. Nagomi yemek örneğinde olduğu gibi malzemelerin iyice karışmış, dengeli bir harmanıyla ilgili olabilir. Nagomi kişinin kendisiyle ve dünyayla olan uyumunu gösteren genel zihinsel durumuna da işare...

Phaedo

Resim
Şule Yayınlarından çıkan Sokrates’in Savunması tercümesi, dört faklı diyaloğu ihtiva ediyor: 1) Euthyphro 2) Sokrates’in Savunması  3) Krito 4) Phaedo Aşağıya Phaedo’da ne anlatıldığına dair girizgahı ve alıntıları paylaşıyorum.  *** Sokrates'in hapishanedeki son gününün hikayesi bir görgü tanığı tarafından (Elis'li Phaedo), bir grup filozof arkadaşına anlatılır. Onlardan sadece birinin adı (Ekhekrates) verilir ve o konuşur. Sohbet, Peloponnezya'nın kuzey doğusundaki küçük bir kasaba olan Phlius'ta geçer. Phaedo, rivayet edilmiş bir diyalogdur, daha doğrusu, diyalog içinde diyalog.  Fakat Phaedo, söylenen ve yapılan şeylerin basit bir rivayetinden veya asil bir ölüme övgüden ibaret değildir. O, her yolu kullanarak ruhun ölümsüzlüğüne olan inancı teşvik çabasıdır, fakat onu mantıkla ispat ederek değil. Çünkü Platon bunun imkansız olduğunu çok iyi biliyordu, bunun yerine onu sezgiye emanet ederek bunu yapar. Eğer bu çabasında harfi harfine gerçeklerin ötesine geçmişse, O ...

Krito

Resim
Şule Yayınlarından çıkan Sokrates’in Savunması tercümesi, dört faklı diyaloğu ihtiva ediyor: 1) Euthyphro 2) Sokrates’in Savunması  3) Krito 4) Phaedo Aşağıya Krito’da ne anlatıldığına dair girizgahı ve alıntıları paylaşıyorum.  *** Atina'da ölüm cezalan genelde hemen gerçekleştirilirdi. Fakat Sokrates'in mahkemesinden önceki gün, aynı zamanda Delos Görevi'nin yıldönümünün ilk günüydü. Bu, Atina'yı, Giritli yarı insan yarı boğa canavara her yıl haraç olarak genç erkek ve kadınlar yiyecek olarak göndermekten kurtaran Theseus’un kahramanlığını anmak için yapılan bir törendi. Devlet kadırgasının bu görev için dışarıda bulunduğu bir sırada ölüm cezası infaz edilemezdi. O sene bu görev o kadar uzun sürdü ki, Sokrates neredeyse bir ay hapishanede kaldı.  Cezanın infazındaki bu gecikme, önceden görülebilirdi, nitekim Sokrates'in düşmanlarının onun kaçmasının ve ülkeyi terketmesini bekledikleri veya istediklerini düşünmek mümkündür. Arkadaşları da böyle böyle yapması konusu...