Posta Kutusundaki Mızıka
Sevgili Dost,
Bir adam kendini darı sanıyormuş. Nerede bir tavuk görse, yiyecek diye nefes nefese kaçıyormuş ondan. Bir adam kendini darı sanıyormuş.
Doktor: "Sen darı değil insansın" demiş yıllarca. Her sabah tavuk kabuslarıyla uyanan adam, bir türlü ikna olmuyormuş insanlığına.
Bir sabah doktor yaklaşmış yanına ümitsizce. "İnsan olduğunu biliyorsun" deyince; adam: "Evet, ben insanım" demiş. Doktorda bir sevinç, bir coşku, bir heyecan... Tedavi sonuç vermiş yıllar sonra tam. "Haydi giy elbiselerini" demiş, çığlıklar atarak. "İşte iyileştin, eminsin darı olmadığından."
Adam hızla giyinip atmış kendini sokağa. Adam gökyüzüne bakmış, sonra toprağa. Adam yürüyüp çıkmış bahçesiden hastanenin.
Daha birkaç adım atmamış ki ne görsün; bir tavuk kendinden emin. Üstüne doğru geliyor, yiyecek. Koşmaya başlamış nefes nefese. Doktor yetiş, yoksa yetişecek!
Doktor telaşla koşmuş hastasına. "Hani insandın?" diye sormuş. "Yoksa bilmiyor musun insan olduğunu?"
Adam: "Elbette biliyorum, darı olmadığımı" diye gürlemiş. "Fakat tavuklar bunu biliyor mu?"
Sevgili Dost,
Bulunduğu durumun farkında olmamak, her durumdan daha kötüdür. (s. 74-75)
“Şimdi bakıyor mudur o da ?”
Sevgili Dost,
Sana bu satırları ayı koparılmış bir göğün altında yazıyorum.
POSTA KUTUSUNDAKİ MIZIKA
A. Ali Ural
Şûle Yayınları
Yorumlar