N’etti Bu Yunus N’etti


Yunus Emre'ye ebediyen tanınmış bir şair olacağı müjdesi verilmemiştir. O devirde matbaa yoktur. Şiirlerinin yüzyıl sonraya kalacağından bile emin değildir. 


Yunus Emre ne Bizans, ne Fransız ne Moğol, ne Memlük kültür merkezlerinden bir iltifat veya “sponsorluk” beklemez.


Yunus Emre'nin yanında, korumaları yoktur. Son model arabası yoktur, duvarları yüksek villası yoktur. Yanında gariban kılıklı dervişler vardır. Ne güzel konuşuyorsun “canımcım şeyhim” diyen mistik güzeller yoktur. 


Bütün şiirlerini, ona inancı söyletmiştir. 


Kendi devrinde yaşayan Mevlana’yı kıskanmaz. Mevlana’nın değerini bilir:


Onun görklü (güzel) nazarı gönlümüz aynasıdır, der. 


Selçuklu televizyonunu veya Daily Moğol News muhabirini arayarak, Mevlana'dan daha medyatik olmaya çalışmaz. (s. 11)


Her kim bana ağyar ise, 

Hak Tanrı yâr olsun ona 

Her nereye varır ise, 

Bağ ü bahar olsun ona


(Her kim benim rakibim ise, ona Tanrı yâr olsun. Nereye varırsa orası ona bahar olsun.) (s. 21)


Söylememek harcısı, söylemenin hasıdır. 

Söylemeklik harcısı, gönüllerin pasıdır.


(Söylememek, sükut etmek konuşmanın özel ve değerli şeklidir. Konuşmak ise gönüllere pas olur.) (s. 31)


Görmez misin sen arıyı, her çiçekten bal eder

Sinek ile pervanenin yuvasında bal olmaya


(Bal arısına bir bak, her çiçekten bal toplar. Sinek ve kelebek ise bal yapamaz. Hayat olaylarından ve duyulanlardan öğrenilenlerden bal toplayan insanlar vardır. Bazı insanlar ise sinek ve kelebeğe benzer, bal üretemezler.) (s. 47)


N’etti Bu Yunus N’etti

Hüsrev Hatemi

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hz. Muhammed’in Liderliği

Râvi

Kibrit-i Ahmer'in Peşinde