Gazap Üzümleri
John Steinbeck’in Gazap Üzümleri (The Grapes of Wrath), 1930’ların Büyük Buhran döneminde, yoksulluk yüzünden toprağını ve evini kaybeden bir Amerikan ailesinin hayatta kalma ve insan onurunu koruma mücadelesini anlatır.
Romanın merkezinde Joad ailesi vardır. Oklahoma’da çiftçilik yapan aile, kuraklık, ekonomik kriz ve bankaların baskısı sonucunda topraklarından çıkarılır. İş ve daha iyi bir hayat bulabilecekleri umuduyla binlerce başka aile gibi Kaliforniya’ya doğru yola çıkarlar. Fakat hayal ettikleri Kaliforniya onları beklememektedir: düşük ücretler, işsizlik, açlık, sömürü ve göçmenlere yönelik aşağılanmayla karşılaşırlar.
Roman özellikle Tom Joad üzerinden önemli bir dönüşümü anlatır. Tom başlangıçta daha çok kendisini ve ailesini düşünürken, yaşadıkları sonucunda insanların sorunlarının birbirinden ayrı olmadığını fark eder. “Ben”den “biz”e doğru ilerleyen bir bilinç geliştirir. Bu nedenle eser yalnızca yoksulluk romanı değil, aynı zamanda dayanışma ve toplumsal adalet romanıdır.
Steinbeck’in temel sorusu kabaca şudur: İnsan her şeyini kaybettiğinde elinde ne kalır? Cevabı ise aile, dayanışma, merhamet ve insanlık onurudur. Roman boyunca ekonomik sistemin insanı yalnızlaştırmasına karşı insanların birbirlerine tutunması öne çıkar.
Bu açıdan Fareler ve İnsanlar’la güçlü bir akrabalığı vardır: ikisinde de yoksul insanların küçük ve mütevazı hayalleri vardır; fakat ekonomik ve toplumsal şartlar bu hayalleri sürekli ezer. Fareler ve İnsanlar bunu birkaç kişinin trajedisi üzerinden anlatırken, Gazap Üzümleri aynı meseleyi bütün bir toplumun trajedisine dönüştürür.
Romanın ana teması şu cümleyle özetlenebilir belki: İnsanı ayakta tutan sahip oldukları değil, başka insanlarla kurduğu bağdır.

Yorumlar