Ravi isimli eser bir muhaddisin hadis derleme sürecindeki yolculuğunu bir kurgu üzerinden roman şeklinde anlatımı. Bir ilim yolcusunun Semerkant’tan başlayıp Buhara’ya, Merv’e, Basra’ya, Rey’e, Haremeyn’e ve daha nice merkeze uğrayarak kâh ferahlık kâh meşakkat içerisinde geçen rihlesi ve tek tanığı kendi derlediği risale hacmindeki bir günce. Kitabı hem tavsiye hem de hediye eden sevgili Ömer İhsan kardeşime de ne kadar teşekkür etsem azdır. Hadis geleneğinin oluşma sürecini anlamak isteyenler için fevkalade güzel bir eser. Bu gönderinin en alt kısmına Muhammed Enes Topgül hocanın eseri hangi saikle kaleme aldığını anlatan videoyu da ekliyorum. Eğer benim gibi hadis geleneğinin oluşma sürecine dair bilgi birikiminiz yok ise, öneri olarak daha geniş çerçevenin anlaşılması açısından önce Sezai Engin hocanın Muhaddis isimli kitabını okuyabilirsiniz. Bir hadisin imla süreci nasıl oluyor buna dair kitaptan bir alıntıyı da paylaşıyorum: Hoca yine kârî talebesine kısa bir aşır ok...
Günlerden bir gün, nihayet, bu cinayetlerin faili yakalandı. Konaklara ve yalılara temizlik yapıp çamaşır yıkamak için gündelikle giden kadın kılığında bir Frenk casusuydu bu. Devrin padişahı, huzuruna getirilen casusun apış arasını yokladığında onun erkek olduğunu farketti. Tuttuğu organı bırakmaksızın, aksine daha bir sıkıp gözdağı vererek sordu: - “Bre melun! Avrat kılığında dolaşıp onu bunu kahpece zehirleyeceğine ne diye yiğitler gibi kılımanla döğüşmezsin? Bu yaptığın erkekliğe sığar mı?” Padişahın sıktığı hayalarındaki acı nedeniyle yüzü şekilden şekile giren casus da ona şu şekilde cevap verdi: - “Yüce padişahım. Yaptığım elbette ki erkekliğe sığmaz. Ama bilgeliğe sığar”. Padişah: - “Melun kâfir! Bilgelik dedin ha. Sen bilgin misin yoksa? Hangi bilginin peşindesin?” Casus: - “Evet, çok şey bilirim. Limanlarınıza girip çıkan gemilerin ne yük taşıdığını, yaptığınız gizli anlaşmaları, idareniz altında olan milletlerin isyana eğilimlerini, depolarınızdaki barutu...
Kıymetli ağabeyim İdris Topçuoğlu Bey’in, “Üniversite öğrencilerine yönelik, çok etkilendiğim ve tavsiye edebileceğim kitaplardan oluşan bir listemin olup olmadığı” yönündeki sorusu üzerine aşağıdaki listeyi hazırladım. Tercüme eserlerde veya yayınevi ve tercüman tercihinin önemli olduğunu düşündüğüm kitaplarda bunları özellikle belirttim. Bu listeyi oluştururken, genç bir üniversite öğrencisinin bir taraftan manevi değerlerimizi ve kadim medeniyetimize dair birikimimizi tanıyabileceği, diğer taraftan Türk ve dünya edebiyatının seçkin eserleriyle buluşarak entelektüel birikimini geliştirebileceği bir yaklaşım benimsemeye çalıştım. Listede yer alan eserlerin tamamı benim okuyup etkilendiğim ve gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim kitaplardan oluşuyor. Elbette bu listenin dışında daha nice kıymetli eser var. Dolayısıyla bunu eksiksiz veya nihai bir liste olarak değil, bir başlangıç seçkisi olarak görmek daha doğru olur. Bir üniversite öğrencisinin bu eserleri okumasının; fikrî, kültür...
Yorumlar