Palto
“… Hepsi Petersburg havası yüzünden… Memurun adı Akakiy Akakiyeviç’ti … (kuzey ayazında) … sırtının ve omuzlarının şiddetle sızladığını hissetmeye başlamıştı. Sonunda bunda paltosunun bir günahının olup olmadığını düşündü. … yeni bir palto diktirmeden bu işten kurtulamayacağını anladı. … “Bunun için param yok ki benim” … düşünüp taşındı ve alışılmış masrafları hiç değilse bir yıl boyunca kısmak gerektiğine karar verdi. … Akşamları aç acına yatmaya bile alışmıştı; yeni bir palto sahibi olma düşüncesini sürekli hayalinde taşıyarak ruhen besleniyordu … Canlanmıştı, hatta artık hedefini belirlemiş ve önüne koymuş bir insan olarak karakteri sağlamlaşmıştı. Yüzündeki ve davranışlarındaki kuşku ve kararsızlık, kısacası ikircikli ve anlaşılmaz özelliklerin hepsi kendiliğinden kaybolmuştu. Zaman zaman gözlerinde bir alev parlıyor, hatta kafasında en haddini bilmez, en cesur düşünceler beliriyordu.”*
GOGOL bu öyküsünde “palto” metaforu üzerinden çok önemli mesajlar vermiş: İş hayatı içinde mutlaka zorluklarla karşılaşırız. Bu zorlukları aşmak için ilk başta imkanlarımızın yetersiz olduğunu düşünürüz. Ancak, zorlukların üstesinden gelme amacımız ve kararlılığımız olursa imkanlarımızı zorlamayı ve içimizdeki mücadele ruhunun sınırlarını aşmaya başlarız. Bu bizi başkalaştırır, karakterimizi sağlamlaştırır, zayıf yönlerimiz böyle zamanlarda körelir, hayatta kalmanın zaferini tadarız (Paul Auster de başka bir yönüyle benzer bir temayı ön plana çıkarıyordu).
*Palto, Nikolay GOGOL (1842), Çeviren: Ayşe Hacıhasanoğlu, Can Klasik, 2021, Can Sanat Yayınları.
Bu alıntı ve ilgili pasaj benimle paylaşılan bir metin.

Yorumlar